Özet
ÂRİF EFENDİ'NİN MUAMMÂLARI
Muammâ, bir ismin çeşitli yöntemlerle bir beyit veya mısra içinde saklanması, daha sonra kastedilen ismin ortaya çıkarılması sanatıdır. Her ne kadar bir bilmece olarak yazılsa da vezinli ve kafiyeli olması sebebiyle kendinde şiirsel bir karakter barındıran muamma örneklerine, klasik Türk şiirinde XIII. yüzyıldan itibaren rastlanmaktadır. Zaman zaman zayıflasa da Türk edebiyatında bu tür, Arap harflerinden Latin harflerine geçiş yapılıncaya kadar rağbet görmüştür. İlk örnekleri Arap edebiyatında görülse de Fars edebiyatında dönemin ileri gelen şairleri tarafından bu tür, yeni kaideler dahilinde gelişmiş ve padişahlar ile ümeraya bir zekâ armağanı olarak takdim edilmiştir. Türk edebiyatında ise en zirve dönemini XVI. yüzyılda yaşamıştır. Bu yüzyılda muammâ yazan şairlerden biri de Ârifî’dir.
Ms. Or. Oct. 3420, Ms. Or. Oct. 2130 ve TY 794 numaralarında kayıtlı mecmualarda toplamda Ârifî’ye ait 132 muammâ yer almaktadır. Ancak XVI. yüzyılda Ârifî mahlasını kullanan iki şair yaşamış olup her ikisi de muammâ türünde başarılı örnekler vermiştir. Çalışmamızda Ms. Or. Oct. 3420 numarada kayıtlı Muammâ Mecmuasında mevcut Ârifî’ye ait 132 muammâ ele alındı. Ms. Or. Oct. 3420 nuamarada kayıtlı Muammâ Mecmuası esas alınarak Muammeyât-ı Ârifî başlığı altında yer alan muammâlar incelendi, diğer nüshalardaki farkları gösterilerek transkripsiyonlu ve tenkitli metniyle birlikte diliçi çevirisi ortaya konuldu.
Anahtar Kelimeler
XVI. yy, Osmanlı edebiyatı, muammâ, Ârifî, muammâ mecmuası.