• Announcements
  • TÜRÜK ARTIK SENEDE 4 SAYI

    Değerli Türük Dergisi Üyelerine DUYURUDUR,

    Türük Dergisi, 2018 Haziran ayından itibaren senede 4 sayı olarak çıkacaktır. Sayılarımız bundan sonra MART, HAZİRAN, EYLÜL ve ARALIK şeklinde olacaktır. Önümüzdeki ilk sayımız bu doğrultuda Haziran 2018 sayısı olarak çıkacaktır. Değerli çalışmalarınızı dergimize bekler iyi çalışmalar dileriz.

     


    Görüntü ve Ses Kaydı İlaveli

    Türük Dergisine makale gönderen bilim insanlarımız, makalelerinde artık arzu ederlerse kendi arşivlerinden  video ve ses kayıtlarına da yer verebileceklerdir. Ayrıntılı bilgi için Dergi Hakkında ile Yazım ve Yayın İlkeleri bölümüne bakabilirsiniz. Saygıyla duyurulur.

     

       

           This work is licensed under a Creative Commons Attribution 4.0 International License.


    Turuk Dergisi Açılmıştır

    Üyelik başvurularınızı yapabilirsiniz.Başvurularınız Editörümüz tarafından incelenip onay verildiğinde sisteme giriş yapıp Makalelerinizin çalışmalarını düzenleyebilirsiniz.


    Yeni Üyelik Kaydı

    Makale gönderme ve kabul işlemleri artık sitemizdeki menüden ulaşılabilen Makale Takip Sistemi vasıtasıyla online olarak gerçekleştirilmektedir. Yazarlarımız Makale Takip Sistemi'ne üye olup üyelik onay işleminden sonra yazılarını Sistem üzerinden gönderebilmektedirler.


    Bu Dergi DOI ve Crosscheck üyesidir

    Creative Commons Lisansı
    Bu eser Creative Commons Atıf 4.0 Uluslararası Lisansı ile lisanslanmıştır.

Özet


HALLÂC-I MANSÛR’A ATFEDİLEN “ENE’L-HAK” KELİMESİ VE KARMATÎLİK BAĞLANTISIYLA İLGİLİ YENİ GÖRÜŞ VE ÖNERİLER
Hallâc’ın Ene’l-Hak dediği sadece bir söylentidir. Zira el-Katiya pazarında caminin önünde Tanrı’nın büyüklüğünü anlatırken “Ben ne Tanrı’nın bir nebze olsun kokusunu duyabildim, ne de O’na bir lahza dahi olsa yakınlık duyabildim.” demiştir. Bu sözlerle Tanrı’yı anlama çabası içerisinde olduğunu, fakat ulaşamadığını halka anlatmaktadır. Hedefine ulaşamayacağının huzursuzluğunu yaşayan ve bun rağmen kanatları kırılırcasına çırpınan bir varlığın halini Hallâc’da görmekteyiz. O, tasavvufun özü olan “gökyüzünden gelen ilahi vahyin yeryüzüleşmesinden sonra Yaratanı ve yaratılanı anlama çabası”na girmiştir. Bu yolda gerçek eren olan Mansûr’un miracı, darağacının tepesinde sonlanmıştır. Ezoterik bir yapıda genişlenip güçlenen Karmatîler önce komün anlayışını işlemiş daha sonra da oluşan büyük gücü, siyasi bir darbeye yöneltme yoluna gitmiştir. Zenc hareketinden esinlenerek Abbasîleri yok etmeye çalışan Karmatîler, bu çabada başarılı olmuştur. Bu başarıyı daha da ileriye götürerek Ebû Saîd el-Cennâbî’yi Mehdi olarak görmüşlerdir. Bu güç ile camileri yakan ve akabinde birkaç şehri fetheden Karmatîler, Abbasî halifelerinin dikkatini çekmekle birlikte, bu bakış açısı, Hallâc-ı Mansûr’a da olumsuz yansımıştır. Çünkü farklı düşüncelerin Bağdat, Basra ve Yemen’de yeşermesi dönemin iktidarını korkutmuştur. Bu korku, Abbasî halifeliğinin şiddete yönelmesine sebep olmuştur. Bu açıdan bakıldığında Mansûr’un idamı, isnad edilen Ene’l-Hak sözünden dolayı değil, farklı düşüncesinin taraf bulması ve iktidarın koltuğunu kaybetme korkusudur. Asya’dan Horasan’a geçen Türk boylarından birinin Halac (Kalac) olması ve Hüseyin bin Mansûr’un bazı düşüncelerinde Gök Tanrıcılık paralelliği bulunması, tesadüf değildir. Onun eserinden anladığımız kadarıyla dinlerle, inanmak veya inanmamakla bir işi yoktur. “Bütün dinler bir kökün çeşitli dallarıdır.” sözleriyle Gök Tanrı anlayışının özünü anlatması, binlerce yıllık sözlü kültürün müşterek bir hafızasıdır.

Anahtar Kelimeler
Anahtar Kelimeler: Hallâc, tasavvuf, Ene’l-Hak, Karmatî, idam, Abbasî.

Adres :Bolu Abant İzzet Baysal Üniversitesi, Fen-Edebiyat Fakültesi, Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü
Telefon :05353712020 Faks :-
Eposta :turukdergisi@gmail.com

Web Yazılım & Programlama Han Yazılım Bilişim Hizmetleri