PARÇALANMIŞ ANLATILAR, TUTUNAMAYAN ERKEKLER: OĞUZ ATAY VE POYRAZ KARAYEL’İN POSTMODERN DİYALOĞU
(Fragmented Narratives, Disconnected Men: The Postmodern Dialogue Between Oğuz Atay and Poyraz Karayel
)
|
Yazar
|
:
Esma Karakuş
Esma KARAKUŞ, Prof. Dr. Macit BALIK
|
|
|
Türü |
:
Telif
|
|
Baskı Yılı |
:
|
|
Sayı |
:
|
|
Sayfa |
:
|
Özet
Postmodern anlatı, modernizmin büyük anlatılarına duyulan güvensizlikle şekillenmiş; parçalanmışlık, çok katmanlılık, ironi, parodi ve kimlik krizleri gibi temalarla bireyin iç dünyasını sorgulayan bir estetik anlayışı beraberinde getirmiştir. Bu anlatı biçimi yalnızca edebiyatla sınırlı kalmamış; sinema, televizyon ve dijital anlatılar gibi farklı mecralarda da kendini yeniden üretmiştir. Türk edebiyatında postmodernizmin öncü isimlerinden biri olan Oğuz Atay, bireyin parçalanmış kimliğini, toplumsal uyumsuzluğunu ve dilin sınırlarında gezinmeyi merkeze alan anlatılarıyla hem döneminin ötesinde hem de çağının tanığı olmuştur. 2015-2017 yılları arasında televizyon ekranlarında geniş bir izleyici kitlesiyle buluşan Poyraz Karayel dizisi ise klasik polisiye türünün sınırlarını aşarak ironik dili, çok katmanlı karakterleri ve zaman-mekân algısını bozan anlatım tarzıyla dikkat çekmiştir.
Bu makale, Oğuz Atay’ın Tutunamayanlar romanı ile Poyraz Karayel dizisi arasında postmodern anlatı bağlamında kurulabilecek sürekliliği, özellikle “tutunamayan” erkek figürü üzerinden ele almayı amaçlamaktadır. Çalışmada öncelikle Tutunamayanlar’daki postmodern teknikler ve kimlik çözülmesi, ardından Poyraz Karayel’deki anlatı yapısı ve karakter kurgusu incelenip son olarak da bu iki anlatı biçimi arasında disiplinlerarası bir karşılaştırmalı okuma önererek postmodern estetiğin edebiyat ve televizyon arasındaki geçişkenliğini tartışılacaktır. Bu bağlamda, anlatının üretim mecrası değişse de bireyin modern dünyadaki kırılganlığına dair soruların değişmediği; yalnızca biçimlerinin dönüştüğü ortaya çıkarılmaya çalışılacaktır.
Anahtar Kelimeler
Postmodernizm, Tutunamayanlar, Poyraz Karayel, disiplinlerarasılık, metinlerarasılık, tutunamayan erkeklik temsilleri.
Abstract
Shaped by a deep distrust of the grand narratives of modernism, postmodern narrative aesthetics brings forth a framework that explores the inner world of the individual through themes such as fragmentation, multilayered structures, irony, parody, and identity crises. This narrative form has not remained confined to literature alone; it has been reproduced across various media, including cinema, television, and digital storytelling. In Turkish literature, Oğuz Atay stands as a pioneering figure of postmodernism with his narratives that center on fragmented identities, social alienation, and the boundaries of language making him both a witness to and ahead of his time. The television series Poyraz Karayel, which aired between 2015 and 2017 and attracted a wide audience, transcends the conventions of the classical detective genre with its ironic tone, multilayered characters, and narrative techniques that disrupt conventional perceptions of time and space.
This article aims to explore the continuity that can be established between Oğuz Atay’s novel Tutunamayanlar (The Disconnected) and the TV series Poyraz Karayel within the context of postmodern narrative, particularly through the figure of the "disconnected" man. The study first analyzes the postmodern techniques and identity dissolution in Tutunamayanlar, followed by an examination of the narrative structure and character construction in Poyraz Karayel. Finally, a comparative interdisciplinary reading is proposed to discuss the permeability of postmodern aesthetics between literature and television. In this context, the article argues that although the medium of narrative production changes, the questions concerning the individual’s fragility in the modern world remain constant only their forms transform.
Keywords
Postmodernism, Tutunamayanlar, Poyraz Karayel, interdisciplinarity, intertextuality, representations